1. HAGB : HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Bu konu doktrinde ve yazılı kaynaklarda yargılama hüküm verme başlığında ele alınır.

Ceza muhakemeleri kanunumuzun 231. maddesinde ele alınan bu konu 5 fıkranın son cümlesinde de kurulan hükmün aslında sanık hakkında herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması olarak da tanımlanmaktadır. aslında bir hüküm verilmiş ama bu hükmün sanık için hak yoksunluğuna sebebiyet vermemesi durumudur. Bu bazı şartlara elbette ki bağlanmıştır. Mahkeme hüküm vermiş ancak bu kararla bu hükmün açıklanmasını geri bırakmaktadır. Yani aslında suç sanık tarafından işlenmiş belirli bir cezaya da hükmedilmiştir. Ancak sanık bu durumu kabul etmez ise mahkeme bu kararı vermeyecek yargılama sonunda hüküm verip açıklayacaktır.

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;75 a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

 Bu madde başlığı “Hükmün açıklanması” iken, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile bu maddenin 5 inci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 9 uncu, 10 uncu, 11 inci, 12 nci, 13 üncü ve 14 üncü fıkraları iptal edilmiştir. Bu Karar yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/9/2026) yürürlüğe girer.


b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.

 

HAGB için bazı şartların varlığı beraber bulunmalıdır.

1. Bu şarta göre ancak 2 ay veya daha az süreli hapis cezalarında hagb uygulanır. Adli para cezasında bir sınır ön görülmemiştir. Sadece hapis cezası verilmiş olabilir bunun yanında sadece adli para cezası verilmiş de olabilir. Her ikisinin olduğu durumda hapis cezasının 2 yılı geçmemesi öngörülür. Yani ancak bu takdirde hagb uygulanabilecektir.

2. Bu şartımız herhangi bir süre öngörmemekle beraber kasıtlı suçlarda bu hükmün uygulanmaması gerektiğini açıklamaktadır. Kasıtlı suçtan mahkum olmama ibaresinde dikkat edilmesi gereken husus mahkum kelimesidir. Çünkü burada anlatılmak istenen suç işleme kastı var ve mahkumiyet de vardır. Bu suçtan sanık istinaf edip kararı bozmuş olabilir ancak mahkum edilmemesi sanığın mahkumiyetinin bulunmaması bu şartın da gerçekleştiği anlamına gelir ve HAGB uygulanabilir. Sadece güvenlik tedbirlerinin uygulanması bu kapsamda HAGB 'ye engel değildir. Kastın mümkün olmadığı sadece taksirli bir suçtan mahkumiyetin gerçekleşmiş olması bu şartı kapsamında HAGB ' ye engel değildir. Bazen tekerrür hükümleri uygulanmadı diye Hagb de gerçekleşmiş anlamına gelmemektedir. Kişi reşit olmadan önce bir suç işlemiş ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil etmese de hak yoksunluğu olmasa da HAGB ' ye engel olabilir. Her tekerrür hükümlerinin uygulanmaması HAGB ' yi gerektirmez.

Aynı durum mahkum olunan cezanın ertelenmesi ve denetim süresi iyi geçmesi bağlamında da söz konusudur yine her ne kadar denetim süresi iyi geçen kişi HAGB' den yararlanamayacaktır. Çünkü yine bir infaz söz konusudur. Kişi denetimini iyi değerlendirmiş ve suçunu infaz etmiştir.

3. Mahkemenin takdir yetkisine yakın olan bir durum yeniden suç işlemeyeceği hususunda belirli bir kanaate var olması şartlar arasındadır.

4. Bu suçtan dolayı meydana gelen zararın ya aynen iadesi , önceki hale getirilmesi veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. Sanık etkin pişmanlıktan yararlanıp yararlanmaması durumunda 2 bağlamda değerlendirilmektedir. Kişiye birinci ihtimalde zaten etkin pişmanlık hükümleri öngörüldüğü için zaten pişmanlık göstermiştir zararı tamamen karşılamıştır. Ama ikinci ihtimalde etkin pişmanlık hükmünden yararlanmayan kişi de bütün zararları karşıladığı takdirde bu şartı sağlamış durumdadır. Bu şartı sağlayacak bir zararın olmaması durumu da elbette ki hayatın olağan akışında oldukça mümkündür. Zarar yoksa bu şartta göz ardı edilebilecektir. Mefhum - u muhalifinden anlaşılacağı üzere zarar varsa tazmin zarar yoksa diğer şartların varlığı aranmalıdır. ( kamuya veya mağdura ) Zaten saymış olduğumuz tüm şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ödeyecek durumu olmayan sanığın topyekün ödeme yapması mümkün olmadığında taksitlendirilebilecektir.


2010 yılında sanığın kabulü bir şart iken son yıllarda fikir ayrılıkları dolayısıyla şu sonuca varılmıştır. Bir kısım mağdurun rızasını aramış bu da hayatın olağan akışına aykırı olması müsebbibiyle makul bulunmamış bu nedenle iki tarafından rızasının aranmaması uygun olmuştur. 


Tüm şartları sağlayan sanığa karşı ' takdir yetkimi kullandım HAGB vermiyorum ' diyen hakim Yargıtay gözünde takdir hakkı kapsamında değerlendirilmemektedir. Yani tüm şartları sağlayan sanığa uygun olan karar verilmelidir. AİHS M.3 kapsamındaki suçlar bağlamında anayasa mahkemesi HAGB verilmemesi gerekir diyor.

HAGB' de kurulan bir hüküm vardır, dava hala derdest durumdadır yalnızca kesinleşmemiş olmasından sebep sanık da hem sanık isminde bir değişime hem de hak yoksunluğunu sebep olmamaktadır. Sanık hala sanıktır. Bu karar verildikten sonra uygun bir denetime de tabi olan sanık bu karara itiraz da edebilir. Bu karar bir hüküm olmadığından itiraz terimi kullanılır. Dıştan bir göz olarak bakıldığında HAGB oldukça avantajlı bir karar olmakla beraber beraatini isteyen sanık bağlamında itiraz teşkil eder. İtiraz dosya üzerinden yapıldığında sanığa yüklenen suçun oluşmaması sebep gösterilip bu kararın kaldırıması kararı verilebilir. Bu kararı verirken mercii her zaman suçsuz sanık için karar vermeyebilir yine suçlu olan sanık diyerek suçun lafzının değişmesi gerektiğini düşünüp bu itirazı kabul edebilmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kendine mahsus bir sisteme kaydedilir. Kanun maddesinde belirtilen amaç için ancak belirli kişiler tarafından kullanılabilir.

Bir diğer konu denetim süresi ve denetimli serbestlik tedbiri kavramlarıdır. Bu kavramlar birbirinden farklıdır. Denetim süresi 5 yıl olarak öngörülüp denetimli serbestlik tedbiri ise denetim süresi içerisinde hakimin takdir yetkisi ile en fazla 1 yıllık bir tedbirdir. Bu tedbirler şunlardır ; bir zanaate sahip olan tanık bu zanaate konu olan kamu veya özel bir yerde ücret karşılığı çalıştırılabilir , zanaate sahip olmayan sanık bir eğitim programına devam edebilir , son olarak sanığın bir yere gitmekten yasaklanması söz konusu olabilir. Bu denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması tamamen mahkemenin takdir yetkisindedir. Yani denetim süresinde denetimini serbestlik tedbirlerinin mahkemece alınmaması söz konusu olabilir.


Son olarak denetim süresini iyi halli bir şekilde geçiren ve mahkemece gerekli görülen sanıklarda uygulanan denetimli serbestlik tedbirlerinin gereklerine uygun davranmış olan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kalkar dava düşer. Aynı zamanda verilen hükmün açıklanmasını geri bırakılmasını ortadan kalkması için denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmemelidir. Aksi takdirde hüküm açıklanacaktır. Hükmün açıklanması için iki şartta sağlanmak zorunda değildir herhangi bir tanesinin ihlali yeterlidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında açıklanan bir hüküm olmadığından temyiz yolu yoktu ancak aksi koşullarla açıklanan hüküme temyiz mümkündür. Denetim süresini kötü geçiren sanık hükümlü ismini almakta iken denetim süresini iyi geçiren sanık artık ceza mahkemesi konusunda bir isme tabi değildir. Hüküm açıklandıktan sonra sanık için verilen kararlar hapis cezasının ertelenmesi olabileceği gibi cezanın yarısına kadarının infaz edilmemesi de olabilir. Bu durumda aslında ceza miktarında değişiklik yapılmamış sadece yarısına kadar olan kısmı infaz edilmeyecektir. Ama sanık kasıtlı bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasına sebep olduysa ceza seçenek yaptırımlara dönüştürülemez erteleme kararı verilemez sadece istinaf ve temyize tabi olabilir. Hüküm açıklanırken önceki hükümle ilgili bir hüküm kurulmaz yeni bir hüküm verilir.